Sezaryen yaptırmanın da bir adabı olmalı!
19.08.2009 - 04:00
Türk Neonatoloji (Yenidoğan Bebek Sağlığı ve Hastalıkları) Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Yurdakök, anne adayının, bebeğinin arzu etmediği bir burca sahip olmasını önleme amacı da dahil çeşitli gerekçelerle sezaryenle yapılan doğumlarda artış olduğunu ancak bu bebeklerin önemli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdakök, anne adaylarının tıbbi nedenler dışında sezaryenle doğum yapmaktan kaçınmaları uyarısında bulundu. Ülkede herhangi bir tıbbi gereklilik olmadan sadece annenin isteğiyle sezaryenle yapılan doğumlarda büyük artış olduğuna dikkati çeken Yurdakök, bazı hastanelerde tüm sezaryenlerin 5'te 1'ini böyle doğumların oluşturduğuna dikkati çekti. Yurdakök, şunları söyledi: "Tıbbi gereklilik olmadığı halde, anne adayının bebeğinin arzu etmediği bir burca sahip olmasını önlemek istemesi ya da hekiminin tatil veya kongre nedeniyle şehir dışında bulunacak olması gibi değişik nedenlerle anne veya hekim, doğumu kendi programına göre belirliyor. 'Bebek anne rahminde gelişmesini artık tamamlamıştır, daha fazla gebelik zahmetine ve doğum ağrılarına gerek olmadığı' inancı ile gebelik, doğum zamanından önce sezaryenle sonlandırılıyor. Halbuki bu bebekler doğduklarında oldukça büyük ve gelişmiş de gözükseler önemli sağlık sorunları olabiliyor." Gebeliğin 34-36. haftalarında, zamanından 1-1.5 ay önce dünyaya getirilen bebeklerde solunum yetmezliğinin 9 kat fazla olduğunu kaydeden Yurdakök, "Bu bebeklerin durumu, 3'te 1'i solunum cihazına bağlanmayı gerektirecek kadar ağırdır. Gebeliğin 37. haftasında sezaryenle dünyaya getirilen bebeklerde bile ağır solunum yetmezliği zamanında doğanlardan 5 kat fazladır" diye konuştu. Gebeliğin 34-36. haftalarında dünyaya getirilen bebeklerde ayrıca, kan şekerinde düşüklük olasılığının damardan serum verilmesini gerektirecek kadar 6-7 kat, şiddetli sarılık nedeniyle hastaneye yatırılma olasılığının 10 kat, yaygın enfeksiyon (sepsis) nedeniyle ölümlerin 4 kat, herhangi bir nedenle ölüm olasılığının 10 kat, spastik felç olasılığının 3 kat, zeka geriliği olasılığının ise 2 kat fazla olduğuna dikkati çeken Yurdakök, bu bebeklerde görme ve işitme bozuklukları ile epilepsinin de oldukça yaygın görüldüğünü, ileri yaşlarda ise önemli nörolojik bozukluklar ortaya çıkabildiğini bildirdi. Bu risklerin, artık tamamen olgunlaştıkları düşünülen 37-38 haftalık bebeklerde bile oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Yurdakök, "Riskler 37 haftalık bebeklerde 2-4 kat, 38 haftalık bebeklerde 1.5-2 kat fazladır. Bu nedenle doğum eylemi kendiliğinden başlamamışsa veya bebeğin anne rahminde oksijensiz ve besinsiz kaldığını gösteren bir bulgu yoksa gebelik 39. haftadan önce sonlandırılmamalıdır" şeklinde konuştu. Anne veya bebek için acil bir durum söz konusu değilse sırf anne adayının acı çekmekten kaçınmak istemesi nedeniyle sezaryenle doğuma başvurulmaması gerektiğini belirten Yurdakök, şunlara dikkati çekti: "Bebeğin anne rahminde sıvı ile dolu akciğerlerinin doğumdan hemen sonra temizlenmesi ve hava soluyabilmesi için, annenin doğum ağrısı çekmesi gerekir. Sezaryenle dünyaya getirilen bebeklerde solunum sıkıntısı riski, normal yolla doğan bebeklerden 3-4 kat fazladır. Ama anne sezaryene alınmadan önce doğum ağrıları çekmişse bu risk yarı yarıya azalır. Gebeliğin 34-36. haftalarında dünyaya getirilen bebeklerde ise bu riskler en az 2 kat fazladır. Sonuçta anneler her zaman normal doğumla bebek sahibi olmayı amaçlamalı, normal süresi 40 hafta olan gebelikte sadece annenin isteği ile bebek 39 haftalık olmadan doğurtulmamalıdır." Prof. Dr. Murat Yurdakök, kadınların gebelikleri döneminde sağlıklı bir bebek dünyaya getirme amacını ön planda tutmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorum Yaz |
Yorumları Oku
Konu İle İlgili Diğer Haberler
Çocuklar da diş ipi kullanabilir!
30.03.2010 - 04:00
Çocukların sağlıklı bir ağız ve diş yapısı için erken yaşta diş macunu, fırça ve diş ipiyle tanışması çok önemli. Caddebostan Diş Kliniği'nden Mert Kökdemir, çocuklarda diş ipi kullanımı için öncelikle...
Kendi kendinize tedavi edebileceğiniz hastalıklar
27.03.2010 - 03:00
Bazı rahatsızlıklar için doktorunuzu görmenize gerek olmayabilir. İşte böyle durumlarda yapılması gerekenler: KAS AĞRILARI Her dört ya da altı saatte bir kas gevşetici ilaçlar alabilirsiniz. İlk...
Lazerle acısız tedavi
26.03.2010 - 09:00
Günümüzde diş sağlığında birçok tedavi yöntemi uygulanıyor. Dişlerinin görünümünden ve diş sağlığından şikayetçi olan birçok kişi bu tedavi yöntemleri ile istedikleri gülümsemeye ve daha sağlıklı dişlere...
Sporcularda en sık görülen 5 sakatlık
20.03.2010 - 03:00
İster profesyonel olun, ister amatör sporcu, çeşitli sebeplerle sakatlık yaşayabilirsiniz. Hatta bazılarının tedavileri tahmininizden daha zor ve uzun süreli olabilir. Üç ayda bir yayınlanan Acıbadem Hayat...
Ağız kokusuna karşı öğün aralarında meyve yiyin!
19.03.2010 - 03:00
Birçok kişinin ağız kokusu yüzünden konuşmaktan kaçtığını belirten diş hekimi Dr. Çağdaş Kışlaoğlu; bu sıkıntının kolay yöntemlerle çözülebileceğini belirtti. Kışlaoğlu şu önerilerde bulundu: Ağız içi...
Günde 15 dakika yürüyün, depresyon tarihe karışsın!
18.03.2010 - 03:00
* Yağmurlu günlerde, kemiklerimin ağrıdığını hissediyor, yataktan zor kalkıyorum. Bahar depresyonuna girmiş olabilir miyim? A.Ö./İstanbulBu durum 'Kronik Yorgunluk Sendromu' olarak adlandırılıyor. Özellikle...
Avrupa'da dört milyondan fazla kişi kokain kullanıyor
11.03.2010 - 10:00
* Kokain neden tehlikelidir? Sağlık üzerinde ne gibi olumsuz etkileri vardır? H.G./İstanbulKokain, hem uyuşturucu hem de nörolojik özellikleri nedeniyle kullanılmaktadır. Kişi, kendini güçlü hissetmek,...
Kadınlar daha fazla ağlıyor!
09.03.2010 - 04:00
Dünyagöz Eye dergisindeki habere göre, kadınlar erkeklerden çok daha fazla ağlıyor. Yapılan araştırmanın sonucuna göre, ergenlik dönemine kadar erkeklerle kızlar aynı oranda ağlarken, bu dönemden sonra...
Ergenlik döneminde günde iki bardak süt için!
08.03.2010 - 04:00
Gelişme çağında çocukların yeterli miktarda süt içmesine mutlaka dikkat etmek gerekiyor. Çocukluk ve ergenlik döneminde günde iki bardak süt içmek, sağlıklı gelişim açısından büyük önem taşıyor. Protein,...
Bu bahar ruhunuzu depresyondan ve stresten arındırın
06.03.2010 - 04:00
Soğuk ve kasvetli kış günlerinin geride kaldığı şu günlerde baharın canlılığı, yaşamı dört bir yandan kuşatmaya hazırlanıyor. Doktor Mehmet Yavuz, ruhunuzu arındırmanın yöntemlerini anlatıyor
Sitemizde Bulunan Baharatlar
| Anason | Çörekotu | Defne |
| Hardal | Hindistancevizi | Karabiber |
| Karanfil | Kekik | Kimyon |
| Kırmızı Pul Biber | Köfte Baharı | Sumak |
| Susam | Tarçın | Tatlı Toz Biber |
| Vanilya | Yenibahar | Zencefil |